Bir
etkinlik başladığında herkes sahneye bakar. Işıklar, müzik, akış, konuşmalar…
Ama asıl iş, sahnenin bir adım gerisinde başlar. Profesyonel bir etkinlik
organizasyonu, sahnede değil; sahnenin arkasında kurulur.
Orada
duran biri vardır. Olup biteni sessizce izleyen, her detayı kontrol eden, bir
şey ters gittiğinde henüz kimse fark etmeden müdahale eden biri. Çünkü etkinlik
yönetimi, dikkat çekmekten çok sorumluluk almaktır.
Başarılı
bir organizasyon firması için her etkinlik, fikir aşamasından uygulamaya kadar
tek bir bütün olarak ele alınır. Sahne arkası, teknik ekip, zamanlama ve akış
bir zincirin halkaları gibidir. Biri aksarsa, hepsi etkilenir.
Bu
yüzden iyi planlanmış bir etkinlikte kaos yoktur. Panik yoktur. Sadece akış
vardır. İzleyici bunu fark etmez, ama hisseder. Çünkü profesyonel bir organizasyon
ekibi, işini doğru yaptığında görünmez olur.
Ve
işte tam da bu yüzden, sahnenin kenarında duran o kişi, aslında etkinliğin en
önemli parçasıdır.
Bazı etkinlikler vardır, bittikten sonra “çok iyiydi” dersin ama nedenini tam ...
Bir kongre bittiğinde kimse sunum slaytlarının sırasını hatırlamaz. Ama kiminle...